açlık

n. hunger, starvation, dearth, famine, hollowness
* * *
1. famishment 2. hunger 3. hungriness 4. starvation 5. hunger (n.)

Turkish-English dictionary. 2013.

Look at other dictionaries:

  • açlık — I, 114 …   Divan-i Luqat-i it-Türk Dizini

  • açlık — is., ğı 1) Aç olma durumu Havada güzel güzel dönen bu kuşun, açlıkla, bu yılana saldıracağını hiç düşünmemiştim. M. Ş. Esendal 2) Kıtlık 3) mec. Aşırı istek içinde bulunma İki arkadaş görülmemiş bir okuma açlığı içinde durmadan okuyordu. H. Taner …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • açlık grevi — is. Kendisine veya başkalarına yapılan bir haksızlığı protesto için bir kimsenin aç durarak gösterdiği tepki …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • açlık sınırı — is. Bir ülkede insanların sağlıklı bir biçimde yaşayabilmeleri için sahip olmaları gereken en düşük gelir düzeyi …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • açlık şekeri — is., tıp Aç karnına ölçülen kandaki glikoz miktarı …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • açlık çekmek — yoksulluk içinde bulunmak …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • açlık ile yokluğun arası yarım yufka — yoksul olan buna üzülmemelidir, küçücük bir şey bile en büyük ihtiyacı gidermeye yeter anlamında kullanılan bir söz …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • gözü açlık — is., ğı Gözü aç olma durumu …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • CU' — Açlık …   Yeni Lügat Türkçe Sözlük

  • GARES — Açlık …   Yeni Lügat Türkçe Sözlük

  • HEFV — Açlık …   Yeni Lügat Türkçe Sözlük

Share the article and excerpts

Direct link
Do a right-click on the link above
and select “Copy Link”

We are using cookies for the best presentation of our site. Continuing to use this site, you agree with this.